DEV Community

Cagri
Cagri

Posted on

Türk İşletim Sistemi "Pardus"

Piyasada bu kadar işletim sistemi varken Türklerin de kendi işletim sistemini yapmasına gerek var mıydı? Bu yazıda sizlere Pardus'un kısaca tarihçesinden bahsetmek istiyorum ama konuyu daha iyi açıklamam için bilmeniz gereken bir kavram daha var: Özgür yazılım !

Günlük hayatımızda kullandığımız çoğu uygulama (örneğin: İnstagram, Youtube, Microsoft office, Adobe Akrobat) mülki yazılımdır. Bu uygulamaların tüm kontrolü yazılımcı ve uygulamayı sunan şirkettedir. Kullanıcının hakları sınırlı ve yasalarla belirlidir. Kısacası Kullanıcıların bu yazılımları incelemesi, değiştirmesi, kopyalaması veya özgürce dağıtması yasal ve teknik kısıtlamalarla engellenmiştir. Parasıyla aldığınız bir ürünü inceleyemezsiniz bile.

"Ne var ki bunda sonuçta uygulamayı kullanıp işimi halledebiliyorum" hissine kapılmamalısınız. Neden mi?
-Çünkü arka planda neler döndüğünü asla bilemezsiniz.
-Verileriniz toplanabilir
-Bilgisayarını yoracak gereksiz işlemler yaptırılabilir.
-Şirketin verdiği kararlara mahkumsunuz.
-Şirket eğer istemezse uygulamayı geliştirmez ve eski teknoloji kullanmak zorundasınızdır.

Peki özgür yazılım nedir?

Özgür yazılım (free Software) kullanıcıların çalıştırma, inceleme, değiştirme ve yeniden dağıtma haklarına sahip olduğu yazılımlardır.

Bir yazılımın "özgür yazılım" kabul edilebilmesi için kullanıcılara şu dört temel özgürlüğü eksiksiz tanıması gerekir:

->0. Özgürlük: Programı herhangi bir amaçla, hiçbir kısıtlama olmaksızın çalıştırma özgürlüğü.

->1. Özgürlük: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi ihtiyaçlarınıza göre değiştirme özgürlüğü.

->2. Özgürlük: Programın kopyalarını dağıtarak başkalarına yardım etme özgürlüğü.

->3. Özgürlük: Programın değiştirdiğiniz sürümlerini topluluğa dağıtma ve böylece tüm topluluğun bu iyileştirmelerden faydalanmasını sağlama özgürlüğü.

Fark ettiyseniz 0,1,2,3 diye sıraladım. Bunun iki sebebi var
-Bilgisayar Bilimlerindeki Sayma Geleneği:
Bilgisayar biliminde ve dizilimlerde saymaya 1'den değil, 0'dan başlanır. Özgür Yazılım Vakfı, bu kuralları yazılımcı ve bilgisayar kültürüyle uyumlu hale getirmek için ilk kuralı Özgürlük 0 olarak adlandırmıştır.

-Sonradan Eklenen En Temel Kural Olması:
İlk başta sadece 1, 2 ve 3 numaralı özgürlükler tanımlanmıştı. Ancak daha sonra, bir yazılımı çalıştırma hakkının diğer tüm özgürlüklerin temeli olduğu fark edildi. Listenin en başına eklerken var olan 1, 2, 3 sıralamasını değiştirmek yerine, bilgisayar dünyasındaki bu mantık kullanılarak yeni kural "Özgürlük 0" olarak adlandırıldı.

Özgür yazılımın bize sunduğu avantajlardan bir kaçı şunlardır:
-Kaynak kodunu herkes tarafından incelenebilir, güvenlik açıklarının, hatalar veya zararlı kodlar topluluk tarafından daha hızlı fark edilip kapatılabilir.
-Bu yazılımlar genellikle ücretsiz olur.
-Dünya çapında milyonlarca geliştirici ve kullanıcıdan oluşan topluluklar, yazılımın sürekli güncellenmesini, yeni özellikler kazanmasını ve karşılaşılan sorunlara hızlıca çözüm bulunmasını sağlar.

Peki gelelim ana konumuza Yerli işletim sistemi niçin bu kadar önemli?

Windows açık kaynak kodlu bir işletim sistemi değildir. İçerisinde nasıl çalıştığını bilmediğimiz ve inceleyemeyeceğimiz dosyalar bulunur. Günlük kullanımda büyük bir güvenlik zafiyeti olmasa da Savunma sanayi gibi bilgilerin altından daha değerli olduğu dallarda bu risk göze alınamaz.
Pardus'un en temel felsefi dayanağı, kamu kurumları ve kullanıcılar için yabancı ve kapalı kaynaklı yazılımlara olan bağımlılığı ortadan kaldırmaktır. Pardus, açık kaynaklı yapısı sayesinde güvenli ve bağımsız bir dijital altyapı sunar.

Gelelim pardusun Tarihçesine

Hikayeye geçmeden önce en çok ilgimi çeken ayrıntıdan başlamak istiyorum. İşletim sisteminin adı neden Pardus? Pardus, Anadolu Parsı’nın bilimsel adı olan “Panthera Pardus Tulliana” kelimesinden geliyor. Yani projenin ismi bile bu topraklara, nesli tükenmekte Anadolu hayvanına bir saygı duruşu niteliğinde.

Yıl 2003, İnternetin Türkiye’de henüz günümüzdeki gibi her an elimizin altında olmadığı TÜBİTAK çatısı altındaki bir grup idealist araştırmacı, masa başına oturup kritik bir soru soruyor: "Türkiye neden kendi bilgisayar işletim sistemine sahip olmasın?"

Önce dünyadaki benzer açık kaynak örneklerini tek tek incelemişler. Ülkemizin yazılım altyapısı ne durumda, elimizdeki insan kaynağı neye elveriyor, rekabet şartları nasıl, Hepsini süzgeçten geçirmişler.

Ve plan aradan çok da kısa sayılmayacak bir süre geçtikten sonra netleşmiş: Yapılacak işletim sistemi tamamen Linux tabanlı, açık kaynak kodlu ve olabildiğince özgür yazılım lisanslarıyla (GPL) desteklenen bir proje olacak.

2004 yılının hemen başında işler resmiyete dökülüyor ve TÜBİTAK bünyesinde özel bir ekip kuruluyor. Ekibin hedefi çok net: "Bilişim okur-yazarlığına sahip her bilgisayar kullanıcısının günlük masaüstü ihtiyaçlarını karşılamak." Yani karmaşık kod ekranları değil, evimizdeki bilgisayarda rahatça internete girebileceğimiz, belgelerimizi yazabileceğimiz bir platform sunmak.

1 Şubat 2005’te ilk çıktı alınıyor: Pardus Çalışan CD 1.0 yayımlanıyor. Bu versiyon, bilgisayara kurmadan doğrudan CD üzerinden çalıştırılabilen, yani bir "ön izleme" sürümüydü.

Ekip hızını hiç kesmeden, tamamen bize özgün projeler geliştirmeye devam ediyor ve en sonunda iş netleşiyor. 27 Aralık 2005 tarihinde Pardus’un ilk kararlı sürümü olan Pardus 1.0 resmi olarak duyuruluyor. İşte bu yüzden her yıl 27 Aralık, Pardus topluluğu tarafından gururla "Pardus'un Doğum Günü" olarak kutlanıyor.

2004-2011 yılları arasındaki ilk süreçten sonra, 2012 yılına gelindiğinde projenin vizyonunda çok kritik ve mantıklı bir güncelleme yapılıyor. "Pardus’u öncelikle KAMU kurumlarında yaygınlaştıralım, devlet dairelerinde dışa bağımlılığı azaltalım" kararı alınıyor. Bu stratejik kararla birlikte projenin yönetimi ULAKBİM’e (Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi) devrediliyor.

İşte tam bu noktada teknik bir devrim yaşanıyor. 2013 yılında alınan bir kararla Pardus, gücünü dünyaca ünlü Debian GNU/Linux altyapısına bağlamaya karar veriyor.

Peki Debian nedir ? Debian, en eski, en köklü ve en güvenilir özgür Linux dağıtımlarından biridir. 1993 yılında
kurulan Debian Projesi, tamamen gönüllü bir topluluk tarafından geliştirilir ve herhangi bir ticari şirketin kontrolünde değildir.

O zaman soru değişti: Linux nedir?
"Linux" kelimesi teknik olarak sadece işletim sisteminin çekirdeğini ifade eder. Tek başına çekirdek, ekrana görüntü getirmek veya bir web tarayıcı çalıştırmak için yeterli değildir.

Bir işletim sistemi olabilmesi için Linux çekirdeğinin yanına şunların eklenmesi gerekir:
-Komut satırı araçları ve kütüphaneler
-Bir paket yöneticisi
-Masaüstü ortamı
-Çeşitli uygulama yazılımları

İşte bu bileşenlerin bir araya getirilip paketlenmiş haline Linux dağıtımı (distro) denir. Her dağıtım farklı bir hedef kitleye veya kullanım amacına (yeni başlayanlar, sunucular, siber güvenlik uzmanları, eski bilgisayarlar vb.) hitap eder.

Konumuzdan daha fazla sapmadan geri dönelim.

Pardus çatısı altında işletim sisteminin dışında geliştirilmiş muhteşem projeler de var. Bunlardan bazıları:
ETAP: Okullardaki akıllı tahtalar için özel olarak tasarlanmış Pardus sürümü.
Liderahenk: Binlerce kamu bilgisayarını tek bir merkezden yönetmeyi sağlayan akıllı bir sistem.
Ahtapot ve Engerek: Kamunun siber güvenliğini sağlamak için geliştirilmiş savunma projeleri.

Gelelim günümüze Pardus Projesi, Ekim 2024 itibarıyla TÜBİTAK çatısı altında geliştirilmeye devam ediyor. Düzenli sürüm takvimlerine sadık kalınarak hem kamu kurumlarının hem de bizler gibi bireysel kullanıcıların isteklerine göre sürekli güncelleniyor.

Eğer siz de bilgisayarınızda yerli, özgür, güvenli ve virüs derdiyle uğraştırmayan bir alternatif arıyorsanız, Pardus’un resmi sitesine gidip bir göz atın derim. Bilgisayarınıza tamamen kurmadan bile deneyebileceğiniz sürümleri var. Belki siz de Açık kaynak dünyasına bir adım atmak istersiniz ;)

Top comments (0)