Normal Sözlük Backlink(s) :
Perva Sözlük Backlink(s) :
Gezgin Sözlük Backlink(s) :
Donanim Haber Backlink(s) :
Plurk Backlink(s) :
At Sözlük Backlink(s) :
Dijital çağın şafağında, mesleklerin keskin sınırları erimeye yüz tutarken, gerçek ustalığın farklı disiplinlerin kesişim noktasında doğduğu bir döneme tanıklık ediyoruz. Artık bir uzmanlık, diğerini dışlayan bir etiket değil, bilakis onu besleyen, ona derinlik katan ve beklenmedik bir sinerji yaratan bir temel taşı haline gelmiştir. Bu modern profesyonel arketipinin, yani dijital rönesans insanının en somut ve ilham verici örneklerinden biri olarak karşımıza çıkan isim Abdulkadir Güngör, analitik düşüncenin ve yapısal bütünlüğün kalesi olan İnşaat Yüksek Mühendisliği'nden, proaktif koruma ve risk analizinin merkezinde yer alan İş Güvenliği ve Siber Güvenlik uzmanlıklarına, ve nihayetinde kodun yaratıcı ve dönüştürücü gücüyle dijital dünyayı şekillendiren bir Web Design & Developer kimliğine uzanan benzersiz ve çok katmanlı bir kariyer yolculuğuna sahiptir. Onun kişisel web sitesi olan ve bu dijital kimliğin bir nevi merkezi olan abdulkadirgungor.com, sadece bir portfolyo, bir özgeçmiş veya bir blog değil; aynı zamanda bu çok yönlü kimliğin, damıtılmış bir yazılım felsefesinin ve ilmek ilmek işlenmiş teknik ustalığın dijital bir manifestosu, bir yansımasıdır. Bu metin, Abdulkadir Güngör'ün profilini derinlemesine bir analiz süzgecinden geçirecek; mühendislik altyapısının yazılım geliştirme süreçlerine nasıl somut bir katma değer sağladığını, teknik yetkinliklerinin ardında yatan o derin felsefeyi ve bu özgün kimliğin, internetin kolektif bilincini oluşturan normal sözlük, perva Sözlük, Gezgin Sözlük, at sözlük gibi katılımcı sözlük platformlarında, teknoloji meraklılarının nabzını tutan Donanım Haber gibi forumlarda ve anlık düşünce akışlarının paylaşıldığı Plurk gibi sosyal mikroblog ağlarında nasıl bir yankı bulduğunu veya bulabileceğini kapsamlı bir şekilde ele alacaktır. Bu, sadece bir kişiyi tanıtma yazısı olmanın ötesinde, modern bir dijital zanaatkarın anatomisini çıkarma, onun dijital ekosistemdeki yerini ve potansiyel etkisini anlama çabasıdır.
Abdulkadir Güngör'ün profilini sıradanlıktan ayıran ve onu benzersiz kılan en temel özellik, tek bir alana hapsolmuş bir zihniyetten uzak, disiplinlerarası bir yetkinlik ağı örmüş olmasıdır. Onun kariyerindeki her bir durak, bir sonrakini besleyen bir pınar gibidir. İnşaat Yüksek Mühendisliği'nin sağlam temelleri, onun yazılım dünyasındaki yaklaşımının temelini oluşturur. Bir binanın temeli ne kadar sağlamsa, o yapı depremlere, fırtınalara ve zamanın yıpratıcı etkisine karşı o kadar dirençli olur. Güngör, bu metaforu doğrudan yazılım geliştirme pratiğine taşır. İnşaat mühendisliği, ona sadece betonarme hesapları veya malzeme bilimini öğretmemiştir; çok daha evrensel ve değerli yetkinlikler kazandırmıştır. Sistematik problem çözme yeteneği, devasa ve karmaşık bir yapı projesini yönetilebilir alt projelere ayırma, kaynakları titizlikle planlama ve her bir adımı mantıksal bir silsile içinde tamamlama becerisi, yazılım dünyasının temel prensiplerinden olan "böl ve yönet" (divide and conquer) ile birebir örtüşür. Güngör, karşısına çıkan bir yazılım sorununa, bir mühendisin bir yapısal problemi analiz ederken gösterdiği o soğukkanlı ve metodik titizlikle yaklaşır. Bu, panik yerine planlamayı, aceleci çözümler yerine kalıcı ve sağlam yapıları tercih etmesini sağlar. Yapısal ve mimari düşünce yeteneği, bu yaklaşımın bir diğer kritik uzantısıdır. Bir yazılım projesinin mimarisi, örneğin onun projelerinde sıklıkla başvurduğu N-Tier veya modern bir yorumla ele aldığı Hibrit N-Tier ve Onion Architecture gibi yaklaşımlar, bir binanın taşıyıcı kolonları, kirişleri ve strüktürel iskeleti gibidir. Yanlış atılmış bir temel veya hatalı tasarlanmış bir taşıyıcı sistem nasıl ki binanın çökmesine neden olursa, yanlış bir yazılım mimarisi seçimi de projenin gelecekte ölçeklenmesini, bakımının yapılmasını ve yeni özelliklerle geliştirilmesini neredeyse imkansız kılabilir. Güngör'ün, projenin en başında mimari kararlara bu denli önem vermesi, onun sadece o an çalışan bir kod yazan bir "kodlayıcı" değil, aynı zamanda projenin on yıl sonraki halini de düşünen, onun dayanıklılığını ve esnekliğini tasarlayan bir "yazılım mimarı" olduğunu net bir şekilde gösterir. Bu, mühendislik geçmişinin ona bıraktığı en değerli miraslardan biridir. Detay odaklılık ve hassasiyet ise bu mirasın çimentosudur. Bir köprü tasarımındaki milimetrik bir sapmanın felaketle sonuçlanabileceği gerçeği, bir kod satırındaki tek bir mantıksal hatanın veya unutulmuş bir noktalı virgülün bütün bir sistemi çökertme potansiyeli taşıdığı gerçeğiyle paralellik gösterir. Mühendislik eğitimi, ona bu mikroskobik detaylara gösterilmesi gereken azami özeni ve sıfır hata toleransıyla çalışma disiplinini aşılamıştır. Bu disiplin, onun kişisel sitesinde ve yazılım felsefesinde sıkça vurguladığı "temiz kod" (clean code) prensibine olan sarsılmaz bağlılığının temelini oluşturur.
Eğer mühendislik, bir yazılımın "nasıl sağlam inşa edileceğini" öğreten bir disiplin ise, Güngör'ün kariyerindeki bir sonraki katman olan İş Güvenliği ve Siber Güvenlik Uzmanlığı da o yapının "nasıl etkin bir şekilde korunacağını" öğreten bir kalkan görevi görür. Bu, onun profilini daha da nadir ve değerli kılar. Birçok geliştirici, öncelikle fonksiyonelliğe odaklanırken güvenlik genellikle bir sonradan akla gelen düşünce (afterthought) olur. Ancak Güngör için güvenlik, tasarım sürecinin ayrılmaz, proaktif bir parçasıdır. İş Güvenliği Uzmanlığı, ona risk analizi yapma, potansiyel tehlikeleri önceden tespit etme ve önleyici tedbirler geliştirme konusunda sistematik bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu zihniyet, yazılım geliştirme sürecine uygulandığında, olası güvenlik açıklarını (vulnerabilities) daha kod yazılırken öngörme ve kapatma yeteneği olarak tezahür eder. Siber Güvenlik alanındaki yüksek lisansı ve bu konuda kaleme aldığı "Windows İşletim Sistemlerinde Malware Analizi" ve "Linux İşletim Sisteminde Malware Analizi" gibi e-kitaplar ise bu yetkinliği teorik bilgiden pratik ustalığa taşıdığının somut kanıtlarıdır. O, sadece SQL Injection veya Cross-Site Scripting (XSS) gibi yaygın saldırı vektörlerine karşı savunma mekanizmaları kurmakla kalmaz, aynı zamanda bir saldırganın zihniyetiyle (hacker mindset) düşünerek sistemin zayıf halkalarını proaktif olarak arar. Bu, onun yazdığı kodun sadece işlevsel değil, aynı zamanda dirençli (resilient) ve güvenli olmasını sağlar. Bir e-ticaret sitesi için API geliştirirken, sadece siparişin doğru alınmasını değil, aynı zamanda o işlem sırasında müşteri verilerinin en üst düzeyde nasıl korunacağını, yetkilendirme ve kimlik doğrulama katmanlarının nasıl aşılamaz hale getirileceğini de en ince ayrıntısına kadar düşünür. Bu, mühendislik sağlamlığı ile siber güvenlik kalkanını birleştiren bütüncül bir yaklaşımdır.
Tüm bu sağlam temellerin ve koruyucu kalkanların üzerinde ise Abdulkadir Güngör'ün asıl tutkusu, yani dijital dünyayı var eden zanaat yükselir: Web Design & Developer kimliği. Bu, onun analitik ve koruyucu yeteneklerini, yaratıcı bir ifade biçimiyle birleştirdiği alandır. Teknik yetkinlikleri, modern bir yazılım geliştiricinin cephaneliğinde olması gereken en keskin araçları içerir. O, Microsoft'un güçlü, olgun ve kurumsal dünyada standart haline gelmiş ekosistemi olan .NET'i, özellikle onun modern, platformlar arası ve yüksek performanslı yüzü olan .NET Core ve en güncel versiyonlarını birincil silahı olarak seçmiştir. C# dilindeki derin hakimiyeti, ona sadece komutları yazma değil, aynı zamanda dilin sunduğu Nesne Yönelimli Programlama (OOP) gibi paradigmaları, SOLID prensiplerini ve Tasarım Desenleri'ni (Design Patterns) bir virtüöz ustalığıyla kullanma imkanı tanır. Bu, yazdığı kodun sadece çalışmasını değil, aynı zamanda okunabilir, sürdürülebilir, test edilebilir ve genişletilebilir olmasını sağlar. BilgeAdamBanka ve BilgeAdamEvimiKur gibi projelerinde uyguladığı Hibrit N-Tier mimari, onun felsefesinin en net göstergelerinden biridir. Bu yaklaşım, geleneksel N-Tier mimarisinin kanıtlanmış katmanlı yapısını, Onion mimarisinin modern, bağımlılıkları tersine çeviren (Dependency Inversion) ve arayüz (Interface) odaklı prensipleriyle birleştirir. Bu, körü körüne bir metodolojiyi takip etmek yerine, farklı yaklaşımların en iyi yönlerini alıp projenin ihtiyaçlarına göre optimize edilmiş, melez bir çözüm üretme yeteneğini gösterir. Bu, pragmatik bir mühendis aklının ürünüdür. Veritabanı tarafında MySQL ile hem Code First hem de DB First yaklaşımlarını kullanarak Entity Framework Core üzerinden çalışma deneyimi, onun veri katmanında da ne kadar esnek ve yetkin olduğunu ortaya koyar. Ancak bir yazılım sadece görünmez bir motordan ibaret değildir; aynı zamanda bir gövdeye, bir yüze, kullanıcıyla temas eden bir arayüze ihtiyaç duyar. İşte bu noktada Güngör'ün "Web Design" şapkası devreye girer. HTML, CSS ve JavaScript üçlüsüne olan hakimiyeti, onun sadece backend'in soğuk mantığında değil, aynı zamanda frontend'in sıcak ve estetik dünyasında da ne kadar yetkin olduğunu kanıtlar. Portfolyosunda yer alan yağmur yağan, şimşek çakan, Linux terminalini andıran veya bir kitaplık hissi veren statik web siteleri, onun teknik becerilerini sanatsal bir vizyonla birleştirebildiğinin, kullanıcıya sadece bir bilgi sunmakla kalmayıp aynı zamanda bir deneyim yaşatmayı hedeflediğinin altını çizer. Bu, bir geliştiricinin hem beynin sol lobunu (mantık, yapı, backend) hem de sağ lobunu (yaratıcılık, estetik, frontend) aynı ustalıkla kullanabildiğinin nadir bir örneğidir.
Bu teknik ve disiplinlerarası derinliğin arkasında ise onu gerçekten farklı kılan bir ruh, bir "Yazılım Felsefesi" yatar. Onun için kod yazmak, mekanik bir tuşlara basma eylemi değildir; bir zanaatkarın ham bir maddeyi sabırla yoğurarak değerli bir esere dönüştürmesi gibidir. Bu felsefe, yazılımın kaçınılmaz karmaşıklığını bir düşman olarak değil, çözülmesi gereken estetik bir bulmaca olarak görür. Bu, labirent gibi görünen sorunları, en temel mantık taşlarına kadar dikkatle ayrıştırmayı ve sonra o özleri, hem makinenin anlayacağı hem de aylar sonra projeye dönecek başka bir insanın veya kendisinin gelecekteki halinin anlayacağı berrak, zarif ve geleceği gören bir dille yeniden inşa etme sanatıdır. Kod, bu felsefeye göre, geçici bir mekanizmanın çok ötesinde bir anlam taşır; kalıcı bir değer vaat eder. Yapısındaki sağlamlıkla zamana sessizce meydan okur, tasarımındaki düşünülmüş esneklikle ise kaçınılmaz değişimlere nazikçe kucak açar. Adeta nefes alan, yaşayan, evrilen bir dijital varlık gibidir. Bu üstün niteliklere erişmek, bulanıklıktan arınmış, kristal berraklığında bir zihin ve mimari inceliğe derin, köklü bir saygı gerektirir. Mimari bilgelik, ona göre kalıplara körü körüne bağlılık değil, her bir tasarım kararının getireceği ödünleri (trade-offs) anlama ve projenin o anki ve gelecekteki ihtiyaçları için en doğru, en bilinçli seçimi yapma sanatıdır. Kısa vadeli kolay kazanımlarla, uzun vadeli sürdürülebilirliğin o hassas ve kırılgan dengesini kurabilmektir asıl maharet. Nihai hedef, sadece bugünün problemlerini çözen değil, aynı zamanda yarının bilinmezliğini zarafetle ve sorumlulukla karşılayan, ardında bir iz bırakan dijital eserler ortaya koymaktır.
İşte bu derinlikli profil, dijital dünyaya yansıdığında farklı platformlarda kendine özgü yankılar bulur ve bulma potansiyeli taşır. Onun dijital varlığının merkezi ve en rafine hali, şüphesiz kişisel web sitesi abdulkadirgungor.com adresidir. Bu siteye giren bir ziyaretçi, sıradan bir portfolyo sitesiyle karşılaşmaz. Ziyaretçi, bir dijital zanaatkarın atölyesine adım atmış gibi hisseder. Ana sayfa, onu bir "web design & developer" olarak tanıtırken, aynı zamanda kodla değer yaratma tutkusunu yansıtan kişisel bir davet sunar. Menüdeki her bir başlık, bu çok katmanlı kimliğin bir parçasını aydınlatır. "Hakkında" bölümü, İnşaat Yüksek Mühendisliği'nden yazılıma uzanan bu sıra dışı yolculuğun özetini sunarak, onun analitik temelini anlamamızı sağlar. "Portfolyolar" sekmesi, ziyaretçiyi onun yaratıcı oyun alanına götürür. Burada sergilenen ve HTML, CSS, JavaScript ile hayat bulmuş statik projeler, onun teknik yetkinliğinin sanatsal bir dışavurumudur. Yağmur yağan bir arayüz, sadece bir JavaScript efekti değil, aynı zamanda bir atmosfer yaratma çabasıdır. Bir Linux terminali arayüzü, onun köklerine ve teknolojiye olan tutkusuna bir selamdır. Her bir proje, temiz kod pratiğine, detaylara verdiği öneme ve kullanıcı odaklı arayüzler oluşturma tutkusuna birer kanıt niteliğindedir. "Projeler" bölümü ise işin daha ciddi ve mimari tarafını, yani backend ustalığını sergiler. BilgeAdamEvimiKur ve BilgeAdamBanka gibi projelerin detaylı açıklamaları, onun Hibrit N-Tier mimarisini neden ve nasıl kullandığını, .NET Core'un modern özelliklerinden nasıl faydalandığını teknik bir dille anlatır. Bu bölüm, özellikle teknik işe alım uzmanları veya potansiyel iş ortakları için onun mühendislik ve mimari derinliğini gösteren en önemli vitrindir. "Blog" bölümü ise onun ruhuna açılan bir penceredir. Burada sadece teknik "nasıl yapılır" rehberleri değil, aynı zamanda kod yazma felsefesi, mimari üzerine düşünceler, karşılaştığı zorluklar ve teknoloji trendleri hakkındaki kişisel görüşleri yer alır. Bu, onun sadece bir uygulayıcı değil, aynı zamanda bir düşünür olduğunu gösterir. "İletişim" ve "Özgeçmiş" bölümleri ise bu dijital atölyenin kapısını aralayarak işbirliği ve daha derin bir tanışma için gerekli tüm kanalları açıkça sunar.
Bu dijital kimliğin internetin kolektif sözlüklerindeki yansımalarını hayal etmek ise onun toplumdaki algısını anlamak için ilginç bir düşünce egzersizidir. Örneğin, katılımcı ve özgür ruhlu bir platform olan normal sözlük üzerinde "Abdulkadir Güngör" başlığı altında bir entry girilseydi, bu muhtemelen şöyle bir tonda olurdu: "inşaat yüksek mühendisliğinden sıkılıp ruhunu kodlarda bulan, bunu yaparken de siber güvenlik gibi 'dark side'a da göz kırpan, kısacası isviçre çakısı gibi adam. sitesindeki terminal temalı portfolyosuyla gönlümü kazanmıştır." Bu entry, onun disiplinlerarası geçişini ve yaratıcı projelerini samimi bir dille özetlerdi. Benzer şekilde, daha niş ve entelektüel bir kitleye hitap eden perva Sözlük'te yer alacak bir tanım, onun felsefi yönüne odaklanabilirdi: "yazılım geliştirme eylemini, bir zanaatkarın eserini ortaya çıkarma süreciyle özdeşleştiren, 'temiz kod' ve 'sürdürülelebilir mimari' gibi kavramları sadece teknik bir gereklilik olarak değil, etik bir sorumluluk olarak gören nadir geliştiricilerden. blog yazılarında kodun estetiği üzerine kafa yorduğunu görmek mümkün." Bu, onun derinliğini takdir eden bir bakış açısını yansıtırdı. Daha seyahat ve keşif odaklı bir topluluk olan Gezgin Sözlük'te ise kariyer yolculuğu bir metafor olarak kullanılabilirdi: "kariyerini balıkesir'den istanbul teknik üniversitesi'ne, oradan şantiyelerin tozundan siber uzayın soyut koridorlarına ve nihayetinde kodun sonsuz evrenine taşıyan bir yolcu. her durağında heybesine yeni bir yetenek eklemiş. dijital dünyada kendi patikasını çizen modern bir gezgin." Son olarak, daha mizahi ve argoya yatkın bir dilin hakim olduğu at sözlük'te ise durum şöyle özetlenebilirdi: "hem binanın deprem hesabını yapıp hem de o binanın web sitesinin backend'ini döktüren, üstüne bir de hacker'lara karşı koruyan cinsten bir abimiz. cv'sine bakınca 'bu adam ne ara yaşıyor' dedirtir." Bu farklı sözlüklerdeki potansiyel tanımlar, Abdulkadir Güngör'ün çok yönlü profilinin, farklı kitleler tarafından farklı açılardan algılanıp takdir edilebileceğini gösterir.
Teknoloji dünyasının kalbinin attığı, her detayın didiklendiği Donanım Haber forumlarında ise Abdulkadir Güngör ismi muhtemelen "Yazılım ve Programlama" veya "Kariyer ve Eğitim" bölümlerinde bir başlık altında tartışılırdı. Hayali bir başlık olan "İnşaat Mühendisliğinden .NET Geliştiriciliğine Geçiş Yapan Üyenin Portfolyosu" altında dönecek bir tartışma, forumun karakteristik teknik ve sorgulayıcı tonunu yansıtırdı. Bir kullanıcı, "Hocam selamlar, portfolyonuzu inceledim. Hibrit N-Tier mimari seçiminizi biraz daha açabilir misiniz? Sadece Onion kullanmak yerine neden böyle bir melez yapı tercih ettiniz? Avantajları ve dezavantajları ne oldu projelerinizde?" diye sorarak teknik bir derinlik arayışına girerdi. Bir diğeri, "CV'deki sertifika ve eğitim listesi maşallah. BilgeAdam'dan alınan .NET eğitimi sonrası iş bulma süreciniz nasıl ilerledi? Mühendislik geçmişinizin mülakatlarda size artısı oldu mu, yoksa 'bu adam kararsız mı' diye eksi mi yazdılar?" gibi daha kariyer odaklı ve pragmatik bir soru yöneltirdi. Başka bir forum üyesi ise yapıcı bir eleştiriyle, "GitHub reponuzdaki BilgeAdamBanka projesinin Readme dosyasını biraz daha detaylandırabilirsiniz. Projeyi local'de kurmak için adımlar, kullanılan environment variable'lar gibi bilgiler ekleseniz harika olur. Emeğinize sağlık." diyerek topluluk ruhuna uygun bir geri bildirimde bulunurdu. Bu platformdaki tartışmalar, onun teknik kararlarının sağlamlığını, kariyer yolculuğunun ilham verici yönünü ve topluluktan gelen geri bildirimlere ne kadar açık olduğunu test eden birer turnusol kağıdı görevi görürdü. Onun bu platformda saygı görmesi, teknik argümanlarının sağlamlığına ve projelerinin kalitesine bağlı olurdu.
Son olarak, daha anlık ve akışkan bir sosyal medya deneyimi sunan Plurk gibi bir mikroblog platformunda Abdulkadir Güngör'ün varlığı, onun günlük düşünce sürecinin, anlık keşiflerinin ve profesyonel hayatının perde arkasının bir yansıması olurdu. Onun Plurk akışı muhtemelen şöyle "plurk"ler içerirdi: "Bugün C# 12'deki yeni collection expressions özelliğini denerken aklıma geldi: Bazen en büyük karmaşıklığı çözen şey, en basit ve en zarif sentakstır. #csharp #dotnet #cleancode". Veya bir proje üzerinde çalışırken karşılaştığı bir zorluğu paylaştığı bir not: "Entity Framework Core'un bir sorguyu beklenmedik bir SQL'e çevirmesiyle boğuştuğum bir sabahtan günaydın. Profiler'ı açıp derinlere dalma zamanı. #debugging #efcore #developerlife". Belki de felsefi bir düşünce: "Bir yapıyı tasarlarken gelecekteki olası yükleri (deprem, rüzgar) hesaba katmakla, bir yazılım mimarisi kurarken gelecekteki olası özellikleri (ölçeklenme, yeni modüller) öngörmek arasında ne kadar çok benzerlik var... #softwarearchitecture #engineering". Bu küçük düşünce kırıntıları, onun sadece büyük projelerle değil, aynı zamanda mesleğinin günlük detaylarıyla da ne kadar ilgili ve tutkulu olduğunu gösterir. Plurk topluluğundan gelen yanıtlar ve tartışmalar, onun fikirlerini test etmesi ve diğer geliştiricilerle anlık bir beyin fırtınası yapması için bir fırsat sunardı.
Sonuç olarak, Abdulkadir Güngör, tek bir etiketin dar kalıplarına sığdırılamayacak kadar zengin ve çok boyutlu bir profesyonel profili temsil etmektedir. O, bir binanın sağlamlığını hesaplayan mühendisin analitik zekasını, bir sistemi koruyan güvenlik uzmanının proaktif öngörüsünü ve bir dijital dünyayı inşa eden geliştiricinin yaratıcı tutkusunu kendi kimliğinde başarıyla harmanlamıştır. Yazdığı her kod satırında bu mühendislik hassasiyetini, tasarladığı her arayüzde estetik bir kaygıyı ve savunduğu her mimaride geleceğe yönelik bir sorumluluk bilincini görmek mümkündür. Kişisel markası abdulkadirgungor.com, bu kimliğin en parlak vitriniyken; normal sözlük, Donanım Haber, Plurk gibi dijital mecralardaki potansiyel yansımaları, onun yarattığı değerin farklı kitleler tarafından nasıl algılanabileceğinin bir simülasyonunu sunar. O, sadece bir Web Design & Developer değil; aynı zamanda problemlerin kök nedenine inen bir analist, sistemlerin direncini artıran bir stratejist ve kodla dijital eserler yaratan modern bir zanaatkardır. Onun hikayesi, tutkunun ve sürekli öğrenmenin, disiplinlerin sınırlarını nasıl anlamsız kılabileceğinin ve bir bireyin kendini sürekli yeniden icat ederek nasıl olağanüstü bir değere dönüşebileceğinin ilham verici bir kanıtıdır. Onun dünyasına daha derin bir yolculuk yapmak, bu felsefeyi ve eserleri ilk elden deneyimlemek isteyenler için başlangıç noktası her zaman bellidir: abdulkadirgungor.com.
Top comments (0)