DEV Community

Cover image for Manken E-Ticaretinde Asıl Problem Ürün Değil, Karar Vermeyi Kolaylaştırmak
Kenan Yalçın
Kenan Yalçın

Posted on

Manken E-Ticaretinde Asıl Problem Ürün Değil, Karar Vermeyi Kolaylaştırmak

E-ticarette bazı kategoriler dışarıdan çok basit görünür.

Manken satışı da bunlardan biri.

İlk bakışta denklem kolaydır: ürünleri yükle, kategorileri oluştur, filtreleri aç, siparişleri topla. Ama işin içine gerçekten girince şunu fark ediyorsun: kullanıcıların büyük kısmı bir “ürün” aramıyor, bir karar arıyor.

Yani çoğu ziyaretçi aslında şunu sormuyor:

“Hangi SKU bende iş görür?”

Şunu soruyor:

“Benim mağazam, atölyem ya da vitrin düzenim için hangisi doğru?”

Bu ayrım küçük gibi görünüyor ama bilgi mimarisini tamamen değiştiriyor.

İlk hata: katalog gibi düşünmek

Bu tip projelerde en sık yapılan hata, ürünleri yalnızca teknik başlıklarla sınıflandırmak oluyor.

Oysa kullanıcı çoğu zaman kategori diliyle düşünmüyor.

Örneğin biri doğrudan şu ihtiyaçla geliyor:

  • butik vitrini için daha estetik bir model,
  • prova süreci için daha kullanışlı bir seçenek,
  • belirli kumaş türleri için daha uygun gövde yapısı,
  • mağaza konseptiyle uyumlu bir görünüm.

Bu yüzden kategori mimarisini yalnızca ürün tipine göre değil, kullanım bağlamına göre de kurmak gerekiyor.

Mankensepeti tarafında bu ayrım doğal olarak görülebiliyor. Örneğin Vitrin Mankeni ile Terzi Mankeni aynı ürün ailesine yakın görünse de kullanıcı niyeti açısından farklı dünyalara hitap ediyor.

Rehber içerik ile ürün sayfası arasındaki köprü

Benim en çok önemsediğim noktalardan biri şu:

Eğer kullanıcı henüz ne alacağını bilmiyorsa, onu doğrudan ürün listesine bırakmak çoğu zaman yeterli olmuyor.

Tam burada rehber içerikler devreye giriyor.

Örneğin Evde Terzi Mankeni Yapımı gibi bir içerik, yalnızca blog trafiği almak için değil; kullanıcıyı karar evresine hazırlamak için de önemli. Aynı şekilde Terzi Mankeni Satın Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler gibi içerikler, satın alma öncesi soru işaretlerini azaltabiliyor.

Bu tür içerikler sayesinde kullanıcı şunu hissediyor:

  • sadece ürün görmüyorum,
  • aynı zamanda nasıl seçim yapacağımı da anlıyorum.

Bence iyi e-ticaret içerik stratejisinin özü burada.

Filtre sayısını artırmak neden her zaman çözüm değil?

Ürün sayısı arttığında ekiplerin ilk refleksi genelde daha fazla filtre eklemek oluyor.

Ama filtreler kötü bilgi mimarisini gizleyemez.

Çünkü kullanıcı neyi filtrelemesi gerektiğini bilmiyorsa, teknik olarak zengin bir arayüz bile yorucu olabilir.

Özellikle bu tip kataloglarda şu bilgiler daha değerli hale geliyor:

  • kullanım amacı,
  • vitrin / prova ayrımı,
  • malzeme tipi,
  • ayak yapısı,
  • estetik stil,
  • hedef kullanım alanı.

Yani mesele “çok seçenek” değil, “iyi sıralanmış seçenek”.

SEO açısından en kritik denge

Bu projelerde SEO tarafında gördüğüm en önemli konu şu oldu:

Sadece ürün sayfalarıyla büyümek zor.

Çünkü ürün sayfaları alt niyeti yakalıyor; rehber içerikler ise üst niyeti.

Sağlıklı bir yapı için bence şu denge gerekli:

  • kategori sayfaları net ve sade olmalı,
  • ürün sayfaları niyetle uyumlu olmalı,
  • blog içerikleri sadece trafik değil karar desteği üretmeli,
  • içeriklerden kategori ve ürünlere doğal iç link akışı kurulmalı.

Mesela Vitrin Mankenleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular gibi bir sayfa, doğrudan ürün satmıyor olabilir; ama satın alma tereddüdünü azaltıyor. Bu da dolaylı olarak dönüşüm mimarisinin bir parçası.

Bu projeden çıkardığım sonuç

Manken e-ticaretinde başarı yalnızca iyi fotoğraf, iyi fiyat veya çok ürün değil.

Asıl başarı, kullanıcının kafasındaki şu soruya hızlı cevap verebilmek:

“Benim için hangisi doğru?”

Bunu ne kadar temiz cevaplıyorsan, katalog o kadar iyi çalışıyor.

Bence iyi çalışan e-ticaret yapıları, en çok ürünü gösterenler değil;

en az sürtünmeyle doğru kararı verdirenler.

Vitrin Mankeni Seçerken Yapılan 7 Hata ve Doğruları adlı içeriği de okumanızı tavsiye ederim.

Top comments (0)