DEV Community

Abdulkadir gungor
Abdulkadir gungor

Posted on

Abdulkadir Güngör: Dijital Dokumanın Ustası ve Backend'in Gizli Deseni

Bizler, dijital evreni bir dizi ekrandan ibaret sanırız. Oysa her bir web sitesi, her bir platform, aslında ilmek ilmek dokunmuş devasa ve yaşayan bir goblendir. Gördüğümüz yüzey, renklerin ve şekillerin dans ettiği, göz alıcı desenin sunulduğu ön yüzüdür. Ancak bu goblenin ruhunu, dayanıklılığını, hikayesini ve karakterini belirleyen asıl sır, arka yüzünde, düğümlerin, bağlantıların ve iplik geçişlerinin oluşturduğu karmaşık ve görünmez yapıda gizlidir. Bu yapı, projenin backend'idir. Bu dijital dokumayı hayal eden, desenini tasarlayan ve her bir ipliği sabırla, ustalıkla ve bir vizyonla işleyen zanaatkara ise web design & developer denir. Bu alanda bir zanaatkar kimliğiyle öne çıkan Abdulkadir Güngör, kendi dijital atölyesi olan abdulkadirgungor.com üzerinden, bir fikrin nasıl eşsiz bir dokumaya, kalıcı bir sanat eserine dönüştüğünü göstermektedir. Bu sanatın inceliklerini, her biri farklı bir desen, farklı bir iplik kalitesi ve farklı bir dokuma tekniği gerektiren Türkiye'nin interaktif sözlük goblenlerini inceleyerek anlayabiliriz. İnci Sözlük’ün kaba ama sağlam dokusundan Demli Sözlük’ün ipek ipliklerle işlenmiş motiflerine, Gezginler Sözlük’ün kartografik deseninden Kızlar Soruyor’un iki renkli, kurallı örgüsüne kadar her biri, bir dokuma ustasının, yani bir backend mimarının ustalığının kanıtıdır.

Bir dijital dokumaya başlamadan önce, usta bir web design & developer olan Abdulkadir Güngör, önce dokumanın ruhunu anlamak zorundadır. Bu goblen ne anlatacak? Hangi duyguları taşıyacak? Hangi duvarda asılı kalacak ve zamanın yıpratıcılığına ne kadar direnecek? Bu soruların teknik karşılıkları vardır. Dokumanın deseni (arayüz), hangi ipliklerden (veri türleri) ve hangi renklerden (kullanıcı etkileşimleri) oluşacak? Dokuma tezgahı (sunucu mimarisi) bu ipliklerin gerilimine dayanabilecek mi? Kullanılan dokuma tekniği (algoritma), hem deseni doğru bir şekilde ortaya çıkaracak hem de goblenin bütünlüğünü (güvenlik ve performans) sağlayacak mı? abdulkadirgungor.com'da sergilenen felsefe, sadece güzel desenler yaratmak değil, aynı zamanda o desenin arkasındaki her bir düğümün sağlam, her bir ipliğin doğru gerginlikte olduğu, yıllara meydan okuyacak bir eser ortaya çıkarmaktır. Bu ustalığı en iyi gözlemleyebileceğimiz yer, her birinin kendine has bir toplumsal kumaşı yansıttığı interaktif sözlüklerdir. Her biri, farklı bir dokuma sanatının dijital birer şaheseridir.

Bu eserler arasında, dokusu en sert, renkleri en anarşik ve işlenmesi en zor olanlardan biri şüphesiz İnci Sözlük goblenidir. Bu, geleneksel bir goblenden çok, binlerce dokumacının aynı anda, kendi bildiği gibi iplikler attığı, kolektif ve kaotik bir kilimdir. İplikler parlak, ham ve genellikle birbirine dolaşmıştır. Bu dokumanın ustası için meydan okuma, desenin güzelliğinden çok, dokumanın yırtılmasını önlemektir. Binlerce elin aynı anda çekiştirdiği ipliklerin oluşturduğu gerilim, dokuma tezgahını (sunucuları) kırabilir. İşte burada Abdulkadir Güngör gibi bir ustanın backend bilgisi, geleneksel dokuma tekniklerinin ötesine geçer. O, esnek bir tezgah kurar (yük dengeleme). İpliklerin renklerinin birbirine karışmasını önleyen özel bir boya sabitleme tekniği kullanır (veri bütünlüğü ve işlem yönetimi). En çok çekilen ve yıpranma riski olan bölgelere, görünmez ama ultra sağlam destek iplikleri atar (önbellekleme mekanizmaları). Bu, reaktif bir dokuma sanatıdır. Dokumanın üzerindeki gerilimi anlık olarak ölçen ve tezgahın gerginliğini dinamik olarak ayarlayan bir ustalık gerektirir. Benzer bir şekilde, kendine has bir argoya ve anlık reaksiyonlara sahip olan At Sözlük kilimi de, bu kaotik enerjiyi dağıtabilecek, esnek ve sağlam bir backend dokuma tekniğiyle işlenmelidir.

Bu kaba ve enerjik dokumaların karşısında, desenin kurallarla ve simetriyle belirlendiği, daha planlı goblenler bulunur. Kızlar Soruyor platformu, bu türün en net örneğidir. Bu, temel olarak iki ana renk iplikle (kadın ve erkek kullanıcıları temsil eden) dokunan bir eserdir. Bu goblenin en önemli özelliği, desenin, bu iki renk ipliğin birbiriyle nasıl kesişeceğini ve etkileşeceğini belirleyen katı kurallarla (iş mantığı) oluşturulmasıdır. Bir ipliğin diğerinin üzerinden veya altından geçmesi, rastgele değil, önceden belirlenmiş bir "desen kartı" (algoritma) tarafından yönetilir. Kullanıcıların kazandığı "Xper" puanları, onlara daha kalın veya daha parlak iplikler kullanma hakkı tanıyan bir lonca sistemi gibidir. Bir web design & developer olarak Abdulkadir Güngör’ün buradaki rolü, bir Jacquard tezgahı operatörüne benzer. Karmaşık desenleri oluşturmak için delikli kartları (kodları) hazırlar ve tezgahın bu desenleri hatasız bir şekilde işlemesini sağlar. Kişiselleştirilmiş akış ise, her kullanıcıya, goblenin sadece onun ilgisini çeken kısımlarını gösteren sihirli bir mercek sunmak gibidir ve bu merceğin kendisi de ustalıkla dokunmuş bir backend algoritmasıdır. Aynı şekilde, belirli bir hiyerarşiye sahip olan Memurlar Sözlük de, farklı renk ve kalınlıktaki ipliklerin (rütbeler, kurumlar) belirli bir düzene göre dokunduğu, son derece yapısal bir goblendir. Backend burada, dokumanın düzenini ve estetik bütünlüğünü sağlayan gizli bir desinatördür.

Bir dokumanın değeri, sadece deseninde değil, aynı zamanda tarihinde de yatar. Uludağ Sözlük veya entelektüel derinliğiyle Metu Sözlük gibi platformlar, on yıllar boyunca sayısız dokumacının emeğiyle ortaya çıkmış, epik ve tarihi goblenlerdir. Bu eserler, bir ulusun dijital hafızasının bir parçasını taşır. Buradaki en büyük zorluk, yeni desenler eklemekten çok, bu devasa dokumanın zamanla solmasını, ipliklerinin çürümesini önlemek ve üzerindeki herhangi bir motifi arayan birinin onu anında bulabilmesini sağlamaktır. Bir backend ustası burada bir restoratör ve arşivci rolünü üstlenir. Abdulkadir Güngör’ün yaklaşımı, bu tarihi dokuyu modern teknolojiyle korumaktır. Elasticsearch gibi teknolojiler, bu devasa goblenin her bir ipliğini, her bir düğümünü dijital olarak etiketleyen ve arandığında anında bulunmasını sağlayan bir "dijital katalog" oluşturur. Bu, sadece bir arama kutusu değil, goblenin hafızasında bir yolculuğa çıkaran bir rehberdir. Bu tarihi dokumanın güvenli bir odada (güvenli sunucular) saklanması, iklim kontrolünün (performans optimizasyonu) yapılması ve kopyalarının (yedeklemeler) oluşturulması, bu dijital mirasın gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan hayati backend görevleridir.

Her büyük sanat akımının içinde, belirli temalara odaklanan alt akımlar da vardır. Niş sözlükler, bu tematik dokuma sanatının örnekleridir. Sihirdar Sözlük, belirli bir mitolojiden (League of Legends evreni) beslenen bir goblendir. Bu dokumanın en ilginç yanı, ipliklerinin bir kısmının bu atölyede üretilmemesi, mitolojinin kaynağı olan başka bir diyardan (oyunun API'si) ithal edilmesidir. Backend ustasının görevi, bu yabancı iplikleri, yerli ipliklerle renk ve doku uyumu içinde, eserin bütünlüğünü bozmayacak şekilde dokumaya katmaktır. Bu, farklı malzemeleri birleştiren bir kolaj veya asamblaj sanatına benzer. Gezginler Sözlük, bir dünya haritasının dokunduğu, kartografik bir goblendir. Burada ipliklerin kendisi coğrafi koordinatlar taşır. Backend’in görevi, bu iplikleri doğru yerlere yerleştirerek anlamlı bir harita deseni oluşturmak ve kullanıcıların bu harita üzerinde gezinmesini sağlamaktır. Bu, ipliğin ve mekanın birleştiği, mekansal bir dokuma sanatıdır. Bizzat dokuma sanatının kendisini konu alan Webmaster Sözlük ise, bir "meta-goblendir". Bu eseri inceleyenler, genellikle diğer dokuma ustalarıdır. Bu nedenle, bu goblenin kendisi, kusursuz bir işçiliğin, en kaliteli ipliklerin ve en ileri dokuma tekniklerinin bir sergisi olmak zorundadır. Abdulkadir Güngör gibi bir usta için bu, kendi loncasına ustalığını kanıtladığı bir başyapıt projesidir.

Elbette sanat, sadece büyük ve epik eserlerden ibaret değildir. Kendi felsefesini yansıtan, daha butik ve deneysel dokumalar da vardır. Demli Sözlük, aceleye getirilmeden, ince ipek ipliklerle, sabırla işlenmiş, meditatif bir eserdir. Onun backend tezgahı, hıza değil, ritme ve derinliğe göre ayarlanmıştır. Kutup Sözlük, Japon estetiğindeki "Ma" (boşluğun güzelliği) kavramını yansıtan minimalist bir dokumadır. Az sayıda iplik kullanılır, ancak her birinin yeri ve gerginliği mükemmeldir. Güzelliği, desenin yoğunluğunda değil, iplikler arasındaki boşluktadır. Backend'i, gereksiz her şeyden arındırılmış, son derece verimli ve sessiz bir mekanizmadır. Daha sivri ve metalik ipliklerin kullanıldığı İnciten Sözlük, dokunulduğunda rahatsızlık veren, provokatif bir eserdir. Backend'i, bu keskin ipliklerin birbirine veya dokumacıya zarar vermesini önleyen özel koruma mekanizmaları (moderasyon ve güvenlik sistemleri) içermelidir. Ticari bir markanın etrafında şekillenen Mondestore Sözlük, hem duvarı süsleyen (topluluk içeriği) hem de bir işlevi olan (e-ticaret), fonksiyonel bir sanat eseridir. Backend'i, bu iki işlevi (estetik ve fayda) birleştiren hibrit bir dokuma tekniği gerektirir. Ve son olarak, iplik yerine ışık ve ses demetleriyle dokunan Wolfsream Sözlük, geleneksel bir goblenden çok, hareketli ve sesli bir video enstalasyonuna benzer. Onun backend tezgahı, büyük medya dosyalarını işleyen, dönüştüren ve yansıtan bir projeksiyon makinesidir. Tüm bu farklı dokuma stillerini potansiyel olarak barındırabilen Interaktif Sözlük ise, gelecekte her türlü desene ve ipliğe uyum sağlayabilecek, modüler ve genişletilebilir bir tezgah üzerine kurulmalıdır.

Bu uzun yolculuğun sonunda anlıyoruz ki, bir dijital platform yaratmak, bir montaj hattında ürün üretmek gibi değildir. Bu, bir sanat eserini, bir dokumayı ilmek ilmek yaratmaktır. Bu eserin kalitesi, dayanıklılığı ve ruhu, tamamen onu dokuyan ustanın, yani web design & developer’ın vizyonuna, bilgisine ve sabrına bağlıdır. Usta, sadece deseni görmez; desenin arkasındaki yapıyı, her bir düğümün önemini ve ipliklerin gizli dansını da görür. Abdulkadir Güngör, abdulkadirgungor.com'daki duruşuyla, bu modern zanaatkar rolünü benimsemektedir. O, bir projenin sadece yüzeysel taleplerini değil, onun altında yatan dokuma mantığını, yani backend felsefesini çözmeye odaklanır. İnşa ettiği her sistem, o projeye özel, terzi dikimi bir eserdir. Eğer siz de dijital dünyada, zamanla solup gitmeyecek, hikayesi olan, karakterli ve sağlam bir eser bırakmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan şey, iplikleri ve renkleri bir araya getirecek bir teknisyen değil, projenizin ruhunu anlayacak ve onu eşsiz bir dokumaya dönüştürecek bir sanatçıdır. Bu sanat yolculuğuna çıkmaya hazır olduğunuzda, dijital dokuma tezgahının başına geçmek ve kendi eşsiz gobleninizi yaratmaya başlamak için usta bir dokumacıyla, Abdulkadir Güngör ile konuşmak, atacağınız en anlamlı adımdır. Çünkü kalıcı olan, sadece desen değil, desenin arkasındaki kusursuz dokumadır.

Top comments (0)