DEV Community

Begüm Sezgin
Begüm Sezgin

Posted on

Pardus'un Tarihçesi ve Felsefesi

Günümüzde bilgisayarlar hayatın birçok alanında kullanılmaktadır. Bilgisayarların kullanımından verimli bir şekilde yararlanmak için donanımla birlikte işletim sistemi de önemli bir yer tutar.
İşletim sistemleri bilgisayarların ve akıllı cihazların donanımını yöneten ve kullanıcıların programları çalıştırmasını sağlayan kullanıcı ile cihaz arasında bir köprü kuran temel yazılımlardır. Windows, macOS, GNU/Linux tabanlı sistemler günümüzde yaygın olarak kullanılan işletim sistemlerindendir. Türkiye'de geliştirilen Pardus da bu alandaki önemli gelişmelerden biridir.
Pardus Türkiye'nin yazılım alanında çalışmalarını temsil eden Linux tabanlı ve özgür yazılım anlayışını temel alan bir işletim sistemi dağıtımıdır. Projenin temel amaçları arasında kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak, açık kaynaklı yazılımların kullanımını artırmak, bilişim alanında ülkemizin dışa bağımlılığını azaltıp yerli çözümlerin araştırılıp geliştirilmesine katkı sağlamak vardır. Yaygın olarak kamu kurumlarında ve özellikle çoğumuzun okullarda, akıllı tahta sistemlerinde gördüğü bu dağıtım, eğitim alanında kullanılabilmesi yönüyle önemli bir proje haline gelmiştir. Pardus yalnızca bir işletim sisteminin geliştirilmesinden ibaret olmayıp özgür yazılım, teknolojide yerli üretim, bilginin güvenliği ve dijital bağımsızlık gibi konularla da yakından ilişkilidir.
Pardus Linux çekirdeğini temel alan açık kaynak kodlu, özgür yazılım yaklaşımını temel alarak geliştirilen bir işletim sistemi dağıtımıdır. Bilgisayarların temel görevlerini yerine getirmesini, uygulamaların çalıştırılmasını ve kullanıcıların dosyalarını yönetmesini sağlar. Masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda, kamu ve eğitim kurumları gibi farklı alanlardaki ihtiyaçlara göre çözümler sunmaktadır. Pardus işletim sistemi dağıtımının adı, Anadolu Parsı’nın bilimsel adı olan “Panthera Pardus Tulliana”dan gelecek şekilde seçilmiştir. Bu isim projeye doğadan gelen yerel bir kimlik kazandırmıştır. Pardus'un önemli özelliklerinden biri kaynak kodunun incelenebilmesine ve koşullara uygun olarak değiştirilip dağıtılabilmesine olanak veren özgür yazılım anlayışına dayanmasıdır. Bu sayede yazılımın nasıl çalıştığı yalnızca geliştirici kuruluşun bilgisiyle sınırlı kalmaz. Geliştiriciler, araştırmacılar ve kullanıcılar da yazılımın geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Pardus'un açık kaynaklı olması sadece ücretsiz kullanıma imkan vermesi anlamına gelmez. Önemli olan nokta, yazılımın kaynak koduna erişim ve lisansın izin verdiği ölçüde onu geliştirebilme özgürlüğüdür. Bu Pardus'u incelenmeye değer bir proje haline getirmektedir.
Pardus projesine yönelik ilk çalışmalar 2003 yılında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) bünyesinde başlamıştır. Öncelikle gereksinimler, dünyadaki benzer uygulamalar, ülkenin bilgi teknolojisi alanındaki insan kaynağı, yerel yazılım sanayinin yetenekleri ve rekabet unsurları incelenmiştir. Elde edilen bulgularla , 2003 yılı yazında, somut planlamalara başlanmıştır. Mevcut işletim sistemleri, başta Linux olmak üzere, açık kaynak yazılım metodolojisi ve özgür yazılım felsefesi incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda, 2003 yılı güzünde, Linux temelli, açık kaynak kodlu, olabildiğince GPL lisanslama yöntemini kullanan bir işletim sistemi dağıtımı oluşturulmasına karar verilmiştir. Projenin uygulama aşaması 2004 yılının başlarında TÜBİTAK BİLGEM Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UEKAE) bünyesinde oluşturulan ekip ile başlamıştır. Ana hedef, bilgisayar kullanma konusunda temel bilgiye sahip kişilerin günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir işletim sistemi geliştirmektir. Pardus'un ilk ürünü olan Pardus Çalışan CD 1.0, 1 Şubat 2005 tarihinde yayımlanmıştır. Bu ilk ürün; sabit diske kurulabilir ilk kararlı sürümden önce çıkan, işletim sistemini bilgisayarın sabit diskine kurmadan denemeye imkan sağlayan bir sürümdü. Bu sürüm, kullanıcıların sistemi tanımasını ve temel teknik özelliklerini incelemesini kolaylaştırıyordu. Sonrasında geliştirmeler daha çok özgün yenilik projelerine yoğunlaştırılmış ve 27 Aralık 2005’te Pardus’un ilk kararlı sürümü olan Pardus 1.0 ortaya çıkmıştır. Bu tarih Pardus’un doğum günü olarak kabul edilmekte ve kutlanmaktadır. İlk yıllarda Pardus sadece Linux yazılımlarını bir araya getirmekle kalmayan bir geliştirme anlayışına sahipti. Bu geliştirme çalışmaları, Pardus'un kendi kimliğini oluşturmasında rol oynadı. İşletim sisteminin geliştirilme şekli, zamanla kullanıcı ihtiyaçları ve teknik gereksinimlere bağlı değişmiştir.
Pardus'un ilk dönemi özgün teknolojilerin geliştirildiği dönemdi. Bu dönemde kullanıcıların işletim sistemini daha kolay kurabilmesi ve yönetebilmesi amaçlanıyordu. Bu sebeple ÇOMAR,PİSİ,YALI ve KAPTAN gibi çeşitli sistem araçları geliştirildi. ÇOMAR; bilgisayardaki donanımları, kullanıcı hesaplarını, zaman/tarih ayarlarını ve sistem servislerini tek bir yerden yönetmeyi amaçlayan bir altyapıydı. PİSİ; yazılım paketlerinin kurulması, güncellenmesi ve yönetilmesi için kullanılan paket yöneticisiydi. YALI; işletim sisteminin bilgisayara kurulmasını kolaylaştırıyordu. KAPTAN; kullanıcıya yardımcı olan bir arayüz olarak tasarlanmıştı. Tüm bunlar, Pardus'un ilk dönemlerinde kendi teknolojilerini geliştirmeye önem verdiğini bizlere göstermektedir. Yalnızca çalışan bir sistem kurmak değil bununla birlikte kullanıcı deneyimini iyileştiren araçlar sunmak amaçtır. Her yeni sürümle sistemin özellikleri, yazılımı ve kullanıcı deneyimleri iyileştirilmeye çalışıldı.
2012 yılı, Pardus'un gelişim sürecinde önemli bir değişim noktası oldu. Çünkü 2012 yılı itibariyle Pardus projesinin hedefi öncelikle kamu kurumlarında açık kaynak ve özgür yazılımların yaygınlaştırılmasının sağlanması olacak şekilde güncellenmiş ve 2004-2011 yılları arasında UEKAE bünyesinde yürütülen projenin yönetimi Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM)’e devredilmişti. Bu değişim ,Pardus'un yalnızca bireysel kullanıcıları hedefleyen bir sistem olmasının ötesinde kurumsal ihtiyaçlara daha fazla yoğunlaşmasına katkıda bulundu. Kamu kurumlarında çok sayıda bilgisayarın yönetilmesi, güvenlik güncellemelerinin uygulanması ve yazılım maliyetlerinin kontrolü gibi konular önem kazandı.
Debian, geniş yazılım depoları, paket yönetimi ve uzun yıllara dayanan geliştirme topluluğuyla bilinen Linux dağıtımıdır. Pardus'un gelişiminde önemli bir aşama olan Debian tabanına geçiş,2013 yılında gerçekleşti. Bu dönemde Debian GNU/Linux tabanlı bir geliştirme yaklaşımı benimsendi. Debian tabanına geçilmesiyle birlikte Pardus, mevcut açık kaynak ortamının sunduğu altyapıdan yararlanma imkanı kazandı. Debian tabanlı Pardus 2013 sürümleri KDE ve GNOME masaüstü ortamlarıyla yayımlandı. Böylece kullanıcıların grafik arayüz üzerinden bilgisayarlarını yönetebilmesi ve günlük işlerini gerçekleştirebilmesi hedeflendi. Pardus'un Debian tabanına geçmesi ,mevcut açık kaynak altyapısından yararlanarak geliştirme kaynaklarının kullanıcı ihtiyaçlarına ve kurumsal çözümlere yönlendirilmesini sağlayan bir değişimdi.
Zaman içinde geliştirilen Pardus Projesi; Ekim 2024 tarihi itibari ile TÜBİTAK BİLGEM Yazılım Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (YTE) çatısı altında geliştirilmeye devam etmektedir. Günümüzde Pardus, masaüstü bilgisayarlarda kullanılmasından kurumsal bilgisayarların yönetilmesi, eğitim teknolojileri gibi çeşitli alanlara kadar çalışmaların yürütüldüğü bir projedir. Bu gelişmelerle zaman içindeki değişimlere uyum sağlayan bir proje olduğunu gösterir.
Pardus'un felsefesi özgür yazılım, bilgi paylaşımı, kullanıcı ihtiyaçları ve dijital bağımsızlık gibi kavramlarla ilişkilidir. Özgür yazılım yaklaşımı, kullanıcıların yazılım üzerinde belirli özgürlüklere sahip olmasını savunur. Yazılımı inceleme ve değiştirme özgürlüğü için kaynak koduna erişim gereklidir. Kaynak koduna erişim sayesinde yazılım topluluğun ihtiyaçlarına göre değiştirilebilir ve geliştirilmiş hali yayınlanabilir. Bu sayede yazılım toplumların yararlanabileceği şekilde çoğaltılır ve ortaklaşa üretilmesine olanak sağlanır. Açık kaynak yaklaşımı, yazılımın kaynak kodunun incelenebilmesini ve şartların izin verdiği ölçüde geliştirilmesini mümkün kılar. Böylece farklı geliştiriciler bir yazılımın daha iyi bir hale getirilmesinde katkıda bulunabilir, karşılaştıkları sorunlara çözüm arayabilir ve bu çözümler geniş bir kullanıcı kitlesine fayda sağlayabilir. Pardus'un önemli hedeflerinden biri, ülkemizdeki kurumların kendi ihtiyaçlarına uygun yazılım çözümlerine sahip olması ve dış kaynaklara olan bağımlılığın azaltılmasıdır. Dijital bağımsızlık yalnızca yerli bir işletim sistemi kullanmakla sağlanmaz. Donanım uyumluluğu, teknik uzmanlık, güvenlik süreçleri ve kullanıcı eğitimleri de hedefin parçalarındandır. İşletim sisteminin başarılı olabilmesi için teknik açıdan güçlü olması tek başına yeterli değildir. Kullanıcıların sistemi kolayca kurabilmesi, günlük işlerini gerçekleştirebilmesi ve bir sorunla karşılaştıklarında yardım alabilmesi gerekir. Günümüzde grafik arayüzler, yazılım yükleme araçları ve masaüstü ortamları, bilgisayar kullanma deneyimi sınırlı olan kişilerin de Linux tabanlı sistemleri öğrenmesini kolaylaştırabilir. Pardus ve Linux'taki ilk deneyimimde bana da arayüzler yardımcı olmuştu. Kullanıcı dostu sistemler geliştirmek, işletim sisteminin daha geniş kitlelere ulaşması açısından da önemlidir.
Pardus, farklı kullanıcı gruplarının ihtiyaçlarına göre değerlendirilebilen bir işletim sistemidir. Açık kaynaklı kullanımı ve kurumsal kullanım amacıyla geliştirilen çözümleri sayesinde Pardus kamu kurumlarında değerlendirilebilir. Açık kaynaklı yazılımların kullanılması lisans maliyetlerinin yönetilmesinde yardımcı olabilir. Öğrencilerin dijital dünyadan yararlanmayı öğrendiği önemli ortamlar olan okullarda Pardus, etkileşimli tahtalarda kullanılmaktadır. Bunların yanı sıra bireysel olarak günlük işler için de Pardus kullanılabilir. Linux tabanlı sistemlere karşı merakı ve ilgisi olan kişiler, Pardus üzerinden açık kaynak yazılım dünyasına girebilir.
Başından beri saydığımız kaynak kodunun incelenebilmesi, yazılımın ihtiyaçlara göre uyarlanabilmesi, toplumun katkısına açık olması gibi birçok avantaja sahip olan Pardus bunların yanında bazı özel yazılımların Linux desteğinin olmaması, kullanıcıların farklı bir sisteme alışmakta zorlanması gibi de birkaç zorluk barındırır.
Sonuç olarak Pardus, yalnızca bilgisayarlarda kullanılan bir işletim sistemi değil özgür yazılımın ve yerli teknoloji geliştirme çalışmalarının önemini gösteren bir projedir. Pardus'un geçmişini ve felsefesini anlamak, günümüzde özgür yazılımın neden önemli olduğunu anlamamızda yardımcı olur. Teknolojinin her geçen gün geliştiği bu zamanda, yazılımları yalnızca kullanmak için değil yazılımın nasıl geliştirildiğini öğrenmek ve anlamaya çalışmak, gelişimine katkıda bulunmak önemli bir yer tutar.
Pardus ile ilgili kendi küçük deneyimlerimde Pardus'un yalnızca bilgisayarlarda kullanılan bir işletim sistemi olmadığını aynı zamanda başta anlamakta zorlandığım özgür yazılım anlayışını tanımak için bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Kullanıcıların yazılımlarının nasıl çalıştığını öğrenmesine ve teknolojiye bilinçli bir şekilde yaklaşmasına imkan sağlayan bir dünya olması da değerlidir. Pardus'un gelişmeye devam ederek daha fazla kişi tarafından tanınması, özgür yazılım adına farkındalığın artmasına katkıda bulunabilir. Pardus'un günlük yaşamdaki kullanımının artması için insanların bu sistemi tanıması ve kullanımı hakkında bilgi edinmesi gerekir. Kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun programları bulması ve yeteri kadar teknik desteğin sağlanması da yaygınlaşmasına yardımda bulunabilir. Çünkü teknolojiyi gerçekten anlamanın ilk adımlarından biri yalnızca onu kullanmakla kalmayıp nasıl çalıştığını da merak etmektir.

Top comments (0)