Birçok teknopark şirketi GSYF yatırımını yalnızca %3 yatırım yükümlülüğünü yerine getiren bir araç olarak görüyor. Oysa doğru yapılandırılmış bir GSYF yatırımı hem ilave kurumlar vergisi avantajı sağlayabilir hem de fon kazançlarında önemli vergi istisnaları sunabilir.
Teknopark Şirketlerinin Kaçırdığı Vergi Fırsatı: GSYF ile Çifte Vergi Avantajı
Teknopark şirketlerinin büyük bölümü son yıllarda getirilen %3 yatırım zorunluluğu yalnızca yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk olarak görüyor. Ancak birçok şirketin gözden kaçırdığı önemli bir konu var:
Girişim Sermayesi Yatırım Fon yatırımı sadece %3 yatırım yükümlülüğünü kapatmakla kalmıyor, aynı zamanda ilave vergi avantajları da sağlayabiliyor.
Özellikle yüksek kârlılığa sahip yazılım, oyun, SaaS ve teknoloji şirketlerinde bu avantaj yüz binlerce hatta milyonlarca liralık vergi tasarrufuna dönüşebiliyor.
Öncelikle %3 Yatırım Yükümlülüğü Nedir?
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kurumlar vergisinden istisna edilen kazançların belirli bir kısmının girişimcilik ekosistemine aktarılması amacıyla yatırım yükümlülüğü düzenlemesi getirilmiştir.
Buna göre yıllık teknopark istisna kazancı 5 milyon TL ve üzerinde olan şirketlerin, istisna kazançlarının %3'ünü;
Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF),
Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (GSYO),
Kuluçka merkezlerinde faaliyet gösteren girişim şirketlerine sermaye yatırımı olarak değerlendirmeleri gerekmektedir.
Örneğin yıllık istisna kazancı 50 milyon TL olan bir şirket için yatırım yükümlülüğü 1,5 milyon TL olacaktır.
Bu düzenlemenin amacı, teknoparklarda oluşan vergi avantajının bir kısmının yeni teknoloji girişimlerinin finansmanında kullanılmasını sağlamaktır.
Ancak uygulamada birçok şirket yalnızca bu yükümlülüğü yerine getirmeye odaklanmakta ve aynı yatırımın sağlayabileceği ek vergi avantajlarını gözden kaçırmaktadır.
İki büyük avantaj;
1-GSYF tutarlarının kurum kazancınızdan düşebilir,
2-GSYF kazançlarınızda vergiden muaf olabilir.
GSYF ile Çifte Vergi Avantajı Mümkün Olabilir
Birçok yönetici GSYF yatırımını sadece %3 yatırım şartını yerine getiren bir işlem olarak değerlendirmektedir.
Oysa belirli şartların sağlanması halinde girişim sermayesi fonu uygulaması kapsamında ayrılan tutarlar ayrıca kurumlar vergisi matrahından indirilebilmektedir. Yani aynı yatırım hem teknopark yükümlülüğünü karşılayabilir hem de sınırlar dahilinde yatırım tutarının %25' i kadar ek vergi avantajı yaratabilir.
GSYF Kazançları da Vergisel Avantaj Sağlayabilir
GSYF katılma paylarından elde edilen gelirler de birçok şirket tarafından yeterince bilinmemektedir.
Fonun yapısına ve elde tutma süresine bağlı olarak;
Kar payları,
Değer artış kazançları,
Fon katılma paylarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar kurumlar vergisi açısından önemli avantajlar sağlayabilmektedir.
Bu nedenle GSYF yatırımı sadece bugünkü yükümlülüğü kapatan bir araç değil, uzun vadeli yatırım ve vergi planlamasının da önemli bir parçası olarak değerlendirilmelidir.
Basit Bir Örnek
Bir teknoloji şirketinin yıllık teknopark istisna kazancının 100 milyon TL olduğunu varsayalım.
Bu durumda şirketin yatırım yükümlülüğü 3 milyon TL olacaktır.
Şirket bu tutarı uygun bir GSYF'ye yatırdığında;
%3 yatırım yükümlülüğünü yerine getirebilir,
3 Milyonluk tutar için İlave kurumlar vergisi avantajlarından yararlanabilir,
Fonun ileride sağlayacağı getiriler için vergisel avantaj elde edebilir. Dolayısıyla tek bir yatırım kararı üç farklı avantaj yaratabilmektedir.
En Büyük Hata: GSYF'yi Sadece Bir Maliyet Olarak Görmek
Uygulamada karşılaştığımız en büyük hata, şirketlerin GSYF yatırımını yalnızca yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk olarak değerlendirmesidir.
Oysa doğru planlanan bir yatırım; Vergi yükünü azaltabilir, İlave kurumlar vergisi avantajı sağlayabilir, Uzun vadeli yatırım getirileri oluşturabilir, Girişimcilik ekosistemine katkı sağlayabilir.
Bu nedenle yatırım kararı verilmeden önce yalnızca teknopark mevzuatının değil, kurumlar vergisi ve girişim sermayesi fonu düzenlemelerinin de birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Teknopark şirketleri için GSYF yatırımı artık sadece %3 yatırım yükümlülüğünü yerine getiren bir işlem değildir. Doğru yapılandırılmış bir yatırım modeli ile şirketler hem yasal yükümlülüklerini yerine getirebilir hem de ilave vergi avantajlarından yararlanabilir.
Özellikle yüksek tutarda teknopark istisnası bulunan şirketlerde GSYF yatırımlarının vergi boyutunun ayrıca analiz edilmesi, kaçırılabilecek önemli avantajların önüne geçecektir.
Bu yazımızla ilgili tüm sorularınız ve emin olamadığınız ayrıntılar için bizimle info@nova360.org.tr mail veya WhatsApp numaramızdan iletişime geçebilirsiniz.
Yazıyı okumak için tıklayınız.
Top comments (0)